Tiroit Hastalıkları İçin Hangi Bölüme Gidilir? Hangi Testler Yapılır?

İrmet Hastanesi İrmet Hastanesi

Tiroit hastalıkları çoğu zaman sinsi seyreden ve tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen rahatsızlıklardır. Bu nedenle şüpheli durumlarda doğru branşa başvurmak büyük önem taşır.

Tiroit fonksiyonlarının çalışmasını kontrol etmek için kan testleri yapılır ve bu sayede hormonlar kontrol edilir. Gerekli görülen durumlarda ise önce ultrason yapılır. Ultrason yeterli olmadığında ise biyopsi alınarak inceleme yapılabilir. Peki, tiroit hastalıkları için hangi bölüme gidilir?

Tiroit Hastalıkları için Hangi Bölüme Gidilir?

Tiroit hastalıklarında en sık başvurulan bölümler genel cerrahi, dahiliye ve endokrinolojidir. Hastanın klinik durumu ve test sonuçlarına göre takip ve tedavi süreci bu branşlardan biri tarafından yürütülür ya da gerekli görüldüğünde farklı bir bölüme yönlendirme yapılır. Özellikle hormon testleri, hastalığın tanı ve izlem sürecinde kritik öneme sahiptir.

Genel cerrahide yapılan muayenede tanı koymak için boyun bölgesi kontrol edilir. Buradaki şişlik ve ağrı hastalığın belirtileri arasındadır. Bunların yanı sıra diğer tetkiklerin de yapılması gerekir. 

İlk aşamada dahiliye veya endokrinoloji polikliniklerine başvurmak, genel değerlendirme ve doğru yönlendirme açısından sıklıkla önerilir. Bu branşlardaki uzman hekimler gerekli tetkikleri planlayarak süreci yönetir.

Tiroit için Hangi Testler Yapılmalı?

Tiroit için ilk aşamada gözle ve elle muayene yapılabilir. Sonrasında problemin daha detaylı incelenmesi için hormon testleri yapılır. Özellikle T3 ve T4 hormon düzeyleri, tiroit bezinin çalışma durumu hakkında önemli bilgiler verir. İlerleyen aşamalarda doktor tarafından ihtiyaç duyulursa tiroit nodüllerinden biyopsi alınabilir. 

Tiroit bezleri, beyindeki hipofiz bezi tarafından salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir. Tiroit bezleri yavaş çalıştığında TSH seviyesi yükselir, hızlı çalıştığında ise düşer. Bu nedenle TSH testi, tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesinde temel göstergelerden biridir.

Gerekli durumlarda T3 ve T4 hormonları ile birlikte çeşitli görüntüleme yöntemleri de kullanılır. Ultrasonografi sayesinde tiroit bezinin yapısı, nodüllerin boyutu ve özellikleri ayrıntılı şekilde incelenebilir. Şüpheli nodüller saptandığında ise biyopsi gündeme gelebilir.

Tiroit Ultrasonografisi Nedir?

Tiroitlerdeki problemler kan testleri, elle muayene ile tespit edilmeye çalışılır. Bu yöntemler yetersiz kaldığında farklı yöntemler denenebilir. Görüntüleme yöntemleri de bu aşamada çok yardımcıdır. Tiroit ultrasonografisi sıkça tercih edilir. 

Tiroit ultrasonografisi ses dalgalarıyla çalışan bir sistemdir. Bu görüntüleme sistemi kullanılırken doktorunuz probu boynunuza tutacaktır. Bu sayede elle muayene sırasında fark edilemeyen küçük nodüller de fark edilebilir. 

Ayrıca boyundaki nodüllerin içerisi sıvı mı yoksa katı mı tespit edilebilir. Bu sayede kanser riski açısından da değerlendirme yapılır. 

Tiroitten Biyopsi Almak Tehlikeli mi?

Kan testleri ve ultrason incelemesi sonucunda bazı nodüller şüpheli olarak değerlendirilebilir. Ultrason her ne kadar detaylı bilgi verse de bazı durumlarda kesin tanı için yeterli olmayabilir. Bu gibi durumlarda ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi uygulanır.

İnce bir iğne yardımıyla nodül içerisinden küçük bir doku örneği alınır. İşlem genellikle kısa sürer ve ciddi bir risk taşımaz. Alınan örnek mikroskop altında incelenerek nodül; iyi huylu, kötü huylu veya şüpheli olarak sınıflandırılır. Bu sonuca göre tedavi planı belirlenir.

Tiroit Hastalıklarında Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Tiroit hastalıkları çoğu zaman şiddetli belirti vermez. Bu nedenle sinsi ilerleyen hastalıklar olarak bilinir ve erken evrede yakalayıp müdahale etmek önemlidir. 

Tiroidin hızlı veya yavaş çalışmasına göre belirtiler değişiklik gösterebilir. Tiroid bezleri yavaş çalışan kişilerde hızlı kilo alımı, yorgunluk, üşüme, cilt kuruluğu ve kabızlık görülebilir.

Tiroit bezinin hızlı çalışması halinde ise kilo kaybı, çarpıntı, aşırı terleme, sinirlilik ve uykusuzluk gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Ayrıca yapısal olarak da boyunda şişlik, yutkunma sırasında zorlanmak, ağrı ve ses kısılmaları da belirtiler arasında yer alabilir. Tüm bu belirtiler farklı hastalıklardan dolayı da kaynaklanabilir. 

Belirtiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tanı niteliği taşımaz. Kesin teşhis ve uygun tedavi için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Paylaş :

Sosyal Medya Hesaplarımız

Popüler Başlıklar

Background

Sağlığınız İçin Hemen İletişime Geçin

Uzman doktorlarımız ve modern tıbbi altyapımızla sağlığınız için en iyi hizmeti sunmaya hazırız. Randevu almak veya bilgi almak için bize ulaşın.

Mobil Uygulamamızı İndirin

Tüm hizmetlerimize mobil cihazınızdan kolayca erişin. Randevu alın, test sonuçlarınızı görüntüleyin ve çok daha fazlası!