Varis, toplumda sık görülen ve zamanla ilerleyebilen önemli bir damar hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde bulunduğu bölgede ağrı, şişlik, yanma hissi ve gece krampları gibi şikâyetlere yol açabilir. Bir dolaşım sistemi bozukluğu olan varis için hangi bölüme gidilir?
Varis için başvurulması gereken bölüm Kalp ve Damar Cerrahisidir. Uzman bir hekim tarafından yapılacak detaylı muayene ve tetkikler sonrasında, hastaya özel bir tedavi planı oluşturulur.
Varis için Hangi Bölüme Gidilir?
Varis ve diğer dolaşım sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde yapılır. Muayene sırasında yüzeyde görülen varisler detaylı şekilde değerlendirilir; ciltteki renk değişiklikleri, şişlikler ve damar belirginlikleri dikkatle incelenir.
Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde çeşitli görüntüleme sistemleriyle damarlardan hangisinde kaçak olduğu tespit edilebilir. Bu değerlendirme sayesinde hastaya en uygun ve etkili tedavi yöntemi belirlenir.
Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?
Varis tedavisinin ilk aşamasında, damar içindeki kan akışını bozan kaçakların belirlenmesi amaçlanır. Bu aşamada Doppler Ultrasonografi ve çeşitli görüntüleme sistemleri kullanılabilir.
Doppler Ultrasonografisi de ses dalgaları kullanılarak bacaklardaki kan akışı gözlemlenir. Hangi damarlarda problem olduğu bu sayede tespit edilebilir.
Varis tedavisi günümüzde oldukça kolaylaşmıştır. Herhangi bir derin kesik olmadan minimum açıklıla işlem gerçekleştirilir. Küçük varisler için iğne tedavisi kullanılabilir. Bu tedavide varis olan damar içerisine ince bir iğne ile özel bir madde enjekte edilir. Hızlı bir şekilde tedavi edilebilir. Hasta aynı gün hastaneden taburcu olabilir.
Büyük varisler için farklı tedavi yaklaşımları gerekebilir. Ultrasondan bakılarak hastanın damarı içerisine kateter konulur. Kateter yardımıyla damar kapanır ve vücut kan akışını diğer sağlıklı damarlara doğru yönlendirebilir. Damarı kapatmak için farklı yöntemler de tercih edilebilir.
İki tedavi sürecinde de herhangi bir kesik gerekmez. İşlem kısa sürede tamamlanır ve aynı gün içerisinde hasta taburcu olabilir. Bu tarz yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda cerrahi yöntemler gerekebilir. Kasık veya ayak bileğinden yapılan kesikler yardımıyla işlem gerçekleştirilir.
Her hastanın durumu ve tedavi süreci birbirinden farklıdır. Doktorun incelemesi sonucu hastaya uygun tedavi süreci belirlenir.

Varis Tedavisi Yapılmazsa Ne Olur?
Varisler başlangıçta yalnızca estetik bir sorun gibi algılanabilir. Ağrı veya belirgin bir şikâyet olmadığı için tedavi ertelenebilir. Ancak bu yaklaşım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Varis bir dolaşım problemi olduğu için tedavi edilmediğinde daha ciddi problemlere sebep olabilir.
Varis tedavisi yapılmadığında oluşabilecek durumlar şu şekildedir:
- Tedavi süreci ertelendiğinde kanın birikmesi sonucu cilt rengi kalıcı olarak değişebilir, kahverengi bir hal alabilir.
- Ayak bileği çevresinde ağrılı yaralar oluşabilir.
- Varisli damarlar içerisinde kan pıhtılaşması oluşabilir. Bunun sonucunda damar iltihabı meydana gelebilir. Damarda şiddetli ağrı ve sıcaklık hissedilir.
- Yüzeyde bulunan pıhtılar derin damarlara doğru ilerleyebilir. Bu durumda hayati organlara kan taşıyan damarlarda riske sebep olabilir.
- Cilt altındaki damarlar ufak bir kazada şiddetli kanamalara sebep olabilir.
Tüm bu riskler göz önünde bulundurulduğunda, varis şikâyetleri hafif olsa bile vakit kaybetmeden doktora başvurmak büyük önem taşır.
Varis Tedavisinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler
Varis tedavisinde cerrahi yöntemler genellikle ileri ve özel durumlarda tercih edilir. Minimal girişimle yapılan tedaviler sonrasında hasta çoğunlukla aynı gün taburcu edilir. Ancak evde dinlenmek ve doktorun önerilerine uymak iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler.
Özellikle uzun süre ayakta kalmayı gerektiren bir işte çalışan hastaların, işlem sonrası birkaç gün dinlenmesi önerilir. Doktorun belirttiği süre boyunca varis çorabı kullanmak hem iyileşmeyi destekler hem de hastalığın tekrarlama riskini azaltır.
Varis sadece estetik bir problem değil yaşam kalitesini de etkileyen ciddi bir durumdur. Evde uygulanan yöntemler bu sorunu çözmek için yetersiz kalacaktır. Ayrıca yanlış yapılan herhangi bir uygulama durumu daha kötü bir hale getirebilir. Bu nedenle doğru tanı ve etkili tedavi için mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.






