Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisinin kalıcı kilo kaybı sağlamada en etkili yöntem olduğu artık tüm dünyada bilinmektedir ve bu birçok bilimsel makale ile desteklenmektedir. Bu ameliyatları düşünen hastalardan en sık aldığım sorulardan bir tanesi de; “Hangi yöntemin benim için uygun olduğuna nasıl karar vereceğim?” sorusudur.

Obezite Cerrahisi geçiren hastalar yüksek oranda beklenen kilo kaybına ulaşırlar. Ancak zamanla bir miktar yeniden kilo almaları söz konusu olabilir. Bu durum, kilo kaybı ameliyatlarından sonraki ilk bir yıl içerisinde gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yapmadıklarında oluşmaktadır. Görüyorsunuz ki hastalar takip edilmezse ve yaşam tarzı değişikliği üzerinde hemen çalışmaya başlamazlarsa, ne yazık ki bu kilo kaybını ve kilo korumayı etkileyebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Bu  ameliyatta  midenin büyük kenarı dikey olarak kesilip çıkartılarak 150-200 ml  arasındaki  hacime sahip bir mide tüpü oluşturulur. Bu uygulamada 2 mekanizma ile kilo kaybı olmaktadır;

1- Kısıtlayıcı Etki: Mide hacminin küçültülmesi ile mekanik bir kısıtlanma ve mide hareketlerinin azaltılmasına bağlı kilo kaybı

2- Endokrin Etki: Çıkartılan mide bölümünden yüksek oranda salgılanan ve açlık hormonu olarak tanımlanan GHRELiN hormon seviyesinde düşme sağlanarak tokluk hissi oluşumu gerçekleşmektedir. Ghrelin midenin fundus denilen üst parçasındaki hücrelerce salgılanan bir peptid proteindir. Beyindeki iştah artırıcı bölgenin kuvvetli bir uyaranıdır. Tüp Mide ameliyatında Ghrelin üretilen midenin fundus bölgesi çıkartıldığından iştah da azalmış olur ve kilo kaybına katkıda bulunur.

Bu uygulama mide hacmini kısıtlayıcı bir işlem olduğu için bağırsaktaki besin emiliminde bir problemle karşılaşılmaz. Ancak bazı vitaminlerin emilimi için mide parietal hücrelerinden salgılanan aside ve intrensek faktöre ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla hastaların ameliyat sonrasında demir ve B12 vitamini takviyesi almaları gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüm ameliyatlar için geçerli olan kanama, organ yaralanması, solunum problemleri,  emboli gibi çok düşük oranlarda komplikasyonlar burada da geçerlidir. Tüp mide ameliyatına özel komplikasyon ise midenin kesilip dikilen kısmından (zımba hattı) gerçekleşebilen kaçaklardır ve bazen ikinci bir müdahale gerektirebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Kilo Kaybı Sonuçları?

Tüp mide uygulanan hastaların, 1-2 yıllık dönemde fazla kilolarının %55-75’ini kaybetmeleri mümkündür. Üç yılda kaybedilen fazla kiloların Gastrik Bypass ameliyatı sonrasında kaybedilen kilolara yakın olduğu gösteren çalışmalar mevcuttur.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Başarı Garanti midir? Tekrar Kilo Alınır mı?

Tüp Mide ameliyatından sonra mide tüpünün zamanla genişlemesi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişim olması halinde yeniden kilo alımı görülebilir. Tüp mide ameliyatının esas etkisi kısıtlayıcı etkidir; yani gıda alımının azaltılması temeldir. Ancak sıvı ve yüksek kalorili gıdalarla beslenme durumunda etkisi azalabilir. Normalde fazla kilonun %55-75’nin ilk 1-2 yılda kaybedilmesi mümkündür. Ancak ikinci yıldan sonra beslenme alışkanlıklarının oturtulamaması durumunda belli oranda (%10-20) tekrar kilo alımı görülebilir.

BariatrikLab Tüp Mide Ameliyatı Prosedürü

Tüp Mide Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzm. larımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Gastrik Bypass Ameliyatı

Bu ameliyatta ilk olarak mide hacmi küçültülmekte ve böylece hastanın alabileceği yiyecek miktarı azalmaktadır. İkinci olarak, ince bağırsakta katedilen yol kısaldığı için besinlerin emilimi azalmaktadır. Gastrik bypass ameliyatı mide hacminin küçültülmesinin yanı sıra gıdaların emilimini de etkileyerek, vücuda faydalı olmadan atılmasını sağlamaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Tipleri Nelerdir?

Dünyada sıklıkla 2 tip Gastrik Bypass ameliyatı teknik olarak uygulanmaktadır.

  1. Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB)
  2. Mini Gastrik Bypass (MGB)

Gastrik Bypass sonrası ortalama 18-24 ay içinde hastalar fazla kilolarının %65-80’nini kaybetmektedir. Diğer taraftan ameliyat sonrası yeni beslenme alışkanlığına daha kolay uyum dönemi geçirilmektedir.

Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB) Ameliyatı Nedir?

RYGB ameliyatı 2 şekilde etki göstermektedir:

  1. Mide hacmi küçültülerek gıda alımı azaltılmaktadır (mide hacmi yaklaşık 25-30 ml büyüklüğündedir).
  2. Midenin büyük bölümü, 12 parmak bağırsağı ve ince bağırsağın bağlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından, yenilen gıdaların emilimi engellenmektedir.

Normalde, besinler yemek boru-sundan doğrudan mideye gelir ve oradan ilerleyerek 12 parmak bağırsağına geçer. Daha sonra ince bağırsakta ilerleyerek kalın bağırsağa geçer ve oradan da dışarı atılım gerçekleşir. RYGB uygulamasında mide, işaretli yerden stapler denilen özel aletlerle kesilip dikilerek yaklaşık 25-30 ml hacimli yeni mide poşu oluşturulur.

Mini Gastrik Bypass (MGB) Ameliyatı Nedir?

Mini Gastrik Bypass ile kilo verme mekanizması tıpkı RYGB’deki gibidir. Ancak burada ameliyatın yapılışı açısından bazı teknik farklılıklar bulunmaktadır. MGB’nin en önemli avantajı, teknik olarak daha kolay uygulanabilir ve ameliyat süresinin daha kısa olması şeklinde yorumlanmaktadır.

BariatrikLab Gastrik Bypass Ameliyatı Prosedürü

Gastrik Bypass Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzmanlarımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Revizyon Obezite Ameliyatı Nedir?

Revizyon Cerrahisi obezite cerrahisinin en fazla deneyim gerektiren alanıdır. Bugün için tüm dünyadaki obezite ameliyatlarının yaklaşık %10-15’ini oluşturmaktadır.
Revizyon Cerrahisi denildiğinde iki temel kavramın bilinmesi gerekmektedir;
1- Revizyon Obezite Cerrahisi
Yeterli kilo kaybıyla sonuçlanmayan ya da kilo alımı ile sonuçlanan cerrahiler sonrası gerçekleştirilen obezite cerrahisi;

  • Kilo kaybının %50 EWL’nin (fazla kilo kaybı yüzdesi) altında olması
  • Son kaybettiği kilonun %15’inden fazlasını geri alması
  • Yandaş hastalıkların düzelmemesi veya tekrar ortaya çıkması

2- Re-Operatif Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisinin komplikasyonları için yapılan cerrahi

Hangi Hastalar Revizyonel Cerrahisi İçin Uygun Değildir
Revizyon cerrahisi için başvuran bazı hastalar aşağıdaki durumları içeriyorsa ameliyat için geri çevrilerek uygun şartların sağlanması beklenmelidir;

  • Uyuşturucu madde kullananlar
  • Reflü şikayeti olup medikal tedavi görmemiş olanlar
  • Maladaptif (yemek yeme bozukluğu) yemesi olanlar
  • Vitamin ve nutrisyonel destek almak istemeyen hastalar

Yukarıdaki tüm durumlar titizlikle değerlendirilmeli ve mutlaka deneyimli bir Obezite Cerrahı, bariatrik beslenme uzmanı, bariatrik psikiyatrist/psikolog ekibinin bulunduğu bir yapı içinde değerlendirme yapılarak revizyon cerrahisi için son karar verilmeldir.

Başarısız Hastayı Değerlendirme
Hasta mı operasyonu başarısız kıldı yoksa operasyon mu hastayı başarısız kıldı? yoksa program mı hastayı başarısız kıldı? Tüm bu soruların cevapları titizlikle değerlendirildikten sonra revizyon cerrahisi kararı verilmelidir. Bunlar;

Cerrah, psikiatrist/psikolog ve diyetisyen tarafından hastadan detaylı bir anamnez almak. Stres faktörlerinin ve medikal tedavilerin üzerinden geçmek. Yakın takip. Destekleyici gruplar. Üst GiS endoskopisi. Üst GİS pasaj grafileri. Ameliyat notlarının üzerinden geçmek.

BariatrikLab Revizyon Ameliyatı Prosedürü

Revizyon Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzm. larımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Mide Balonu Uygulaması Nedir?

Mide balonu son yıllarda gittikçe popülerlik kazanan bir uygulamadır. Bu yöntemin en önemli avantajı, genel anestezi gerektirmeden endoskopik olarak gerçekleştirilebilmesidir. Mide balonunun iç hacmi, 400-700 cc sıvı veya hava ile şişirilmeye dayanıklıdır. Böylece mide hacmi küçüldüğünden, fazla gıda alımı engellenmektedir.

Uygulamanın tahmini süresi 10-20 dakikadır!

Hastanın hastanede kalmasına gerek yoktur; işlem sonrasında 3-4 saatlik gözetim ve damar içi serum uygulaması sonrası hasta taburcu edilebilir.

Uygulama sonrası özellikle ilk 48 saatte bulantı, kusma ve kramp tarzı ağrılar gözlenebilir. Bu tür rahatsızlıkların giderilmesi için medikal tedavi uygulaması yapılır. Bu şikayetler geçicidir ve yaklaşık 1 hafta sonra hasta oldukça rahatlamış olacaktır.

Mide Balonu uygulaması cerrahi olmayan bir tedavidir!

Özellikle cerrahi tedaviyi düşünmeyen ancak diyet ve egzersizle yeterli kilo kaybedemeyen hastalar için uygun bir seçenektir. Bu uygulama süre açısından sınırlıdır. Mide balonunun midede kalış süresi maksimum 180 gündür (6 ay). Bu süreden sonra balonun çıkartılması gerekmektedir. Çıkartılma işlemi de endoskopik olarak gerçekleşmekte (10-20 dk) ve hasta 2 saat sonra normal aktivasyonuna dönebilmektedir.

Bu süre içinde hastalar fazla kilolarının %30-45’ini kaybedebilirler. Kilo kaybetmedeki başarı, hastanın uyumuyla yakından ilişkilidir. Uygulama sonrası hastalarda kalori kısıtlaması önerilmektedir (1000-1200 kcal/gün). Uygulamaya bağlı olarak fazla gıda alımı gerçekleşemeyeceğinden, bu kısıtlama çok rahat yapılmaktadır.

Eğer Mide Balonunun 180 günden fazla kalması isteniyorsa mutlaka değiştirilerek, yenisi mide içerisine yerleştirilmelidir. Bu uygulamayı düşünenlerin 6 aylık süre içinde yemek yeme alışkanlıklarını değiştirmeyi hedeflemeleri gerekmektedir.

Mide balonu uygulamasına bağlı komplikasyon çok nadirdir. Literatürde bazı hastalarda balon reddi ve çok nadir balonda delinme bildirilmiştir. Böyle bir durumda balonun endoskopik olarak çıkartılması gerekmektedir.

Bariatrik Lab Mide Balonu Prosedürü

Mide Balonu uygulaması kararı vermiş olduğumuz hastalarda uygulama öncesi mutlaka Bariatrik Lab Beslenme Uzmanlarımız ile görüşme sağlanmaktadır. Uygulama sonrasında ise belli aralıklarla hastamıza özgü beslenme ve egzersiz planı yapılarak balon çıkartılıncaya kadar olan 6 aylık süre içerisinde hastamız takip edilerek maksimum kilo kaybı sağlanması hedeflenmektedir.