Baş Ağrıları ve Migren Tedavisi

Baş ağrısı toplumda en sık görülen şikâyetlerin başında gelir. Baş ağrısı şikâyeti olanların oranı toplumda yüzde 90’lara ulaşır. Tüm baş ağrılarının yüzde 90’ını ise migren ve gerilim tipi baş ağrıları oluşturur.

İrmet Hospital Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Fatih AKTAŞ “Baş Ağrıları ve Migren Tedavisi’de kullanılan Sinir Blokajı ve Gon Blokajı Yöntemleri” hakkında bilgi verdi.

Sinir blokajı yöntemleri, migren tedavisinde, özellikle de ilaç tedavisine dirençli kronik migrenlilerin tedavisinde son yıllarda giderek daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Sinir blokajı yöntemi girişimsel bir tedavidir.

Migren ataklarının önlenmesinde koruyucu olarak kullanılabileceği gibi baş ağrısı atakları sırasında da kullanılabilen yöntemlerdir. Migren ataklarından sorumlu olan beyin merkezleri (trigeminovaskuler sistem gibi) ile ilişkili olduğu düşünülen sinirlere, çeşitli ilaçların (bupivakain , lidokain, triamsinolon gibi…) özel enjeksiyon teknikleri ile verilmesi ve böylece sinirlerin bloke edilmesi esasına dayanır.

Baş ağrısı ile ilişkili bir çok sinire (büyük ve küçük oksipital sinir, supraorbital sinir, supratrochlear sinir, auriculotemporal sinir vd.) aynı anda uygulanabilir. Ancak en sık olarak büyük oksipital sinir (GON) olarak anılan sinire yapılır ve bu işlemden kısaca ‘GON Blokajı’ olarak söz edilir. Çünkü bu sinir migren ataklarından sorumlu beyin bölgesi olan trigeminovaskuler sistemle doğrudan ilişkilidir.

GON BLOKAJI

GON blokajı, son yıllarda migren tedavisinde giderek daha sık uygulanmasına, hakkında daha çok bilimsel araştırma yapılmasına rağmen baş ağrısı tedavisinde kullanımı 1940’lı yıllara kadar dayanmaktadır. Migren ataklarının sıklığını, şiddetini ve süresini azalttığı gösterilmiştir. Bu nedenle migren baş ağrısı atakları sırasında ve migren ataklarının önlenmesinde koruyucu tedavi olarak kullanılabilir.

Gebelik ve çeşitli nedenlerle ilaç kullanamayan migren hastaları için etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneği olarak düşünülebilir.

Nasıl etki ediyor?

Özel tekniklerle, bazen de ultrasonografi yardımıyla büyük oksipital sinire uygulanan ilaçlar sinir liflerinde geri dönüşümlü sodyum kanallarını bloke ederler. Böylece sinirin bağlı olduğu ve migren baş ağrısı ile ilişkili olan (trigeminvaskuler) bölgede ağrı uyaranlarının oluşması engellenmiş olur. Sinir blokajları ile ayrıca sinir sisteminde migren ağrısını oluşturan mekanizmaya karşı düzenleyici etki (modülasyon etkisi) de sağlanmış olur.

Nasıl yapılıyor?

GON Blokajı başın arka kısmına uygulanır. Sinir, başın arka tarafındaki anatomik yapılar yardımı ile tesbit edilir. Siniri bulmak için bazen ultrasonografi kullanmak gerekebilir. Büyük oksipital sinir bulunduktan sonra, özel enjeksiyon teknikleri ile çeşitli dozlarda hazırlanmış lokal anestezik ve serum karışımı enjekte edilir.

Tek ya da iki taraflı uygulanabilir. Enjeksiyondan sonra uygulama yapılan bölgede uyuşma, geçici his kaybı ortaya çıkar. İşlem klinik ortamında rahatlıkla yapılabilir.

Ne sıklıkta yapılmalıdır ?

Genelde bir hafta ara ile 3-5 hafta ard arda yapılabilir. Sonrasında aylık uygulamalar da yapılabilir. Ancak “tekrarlayıcı GON Blokajı uygulamalarının migren ataklarının sıklığını, şiddetini ve süresini belirgin olarak azalttığı” gösterilmiştir.

Bu nedenle migren baş ağrısı ataklarında kullanılabileceği gibi, migrenin koruyucu tedavisi için de kullanılabilir. Hangi hastaya, hangi aralıklarla uygulanacağına hasta özelinde nörolog tarafından karar vermelidir.

Yan etkisi var mıdır?

Etkinliğinin yanı sıra oldukça ‘güvenilir’ bir yöntemdir. Ehil ellerde, kurallara uygun ve dikkatli uygulandığında yan etkileri çok nadirdir. Vücudun her hangi bir yerine yapılan enjeksiyonlarda da ortaya çıkabilecek enjeksiyon yeri enfeksiyonu, cilt altı kanama, bayılma hissi, tansiyon düşmesi ya da yükselmesi, bulantı gibi yan etkiler görülebilir.

Çok nadiren, kullanılan lokal anestezi maddeye bağlı olarak aşırı duyarlılık, kalp ritim bozuklukları, allerjik reaksiyonlar vb. yan etkiler ortaya çıkabilir. GON Blokajı sırasında lokal anesteziklerin yanında steroid kullanılır ise o bilgede saç dökülmesi, cilt incelmesi gibi yan etkiler de gözlenebilir. Hamilelerde baş ağrısı tedavisi için GON blokajı yapılacaksa steroid kullanılması önerilmemektedir.

OKSİPİTAL NEVRALJİ NEDİR?

Oksipital nevralji, başın arkasında ve kulakların arkasında, genellikle başın bir tarafında, delici, zonklayan veya elektrik çarpması benzeri kronik ağrılarla karakterize bir baş ağrısı tipidir. Oksipital nevralji ağrısı boyunda başlar ve sonra yukarı doğru yayılır. Bazı kişiler kafa derisinde, alında ve gözlerin arkasında da ağrı hissederler. Ağrının yeri, omurganın boyunla buluştuğu bölgeden başın arkasındaki kafa derisine kadar uzanan ve oksipital sinirlerin duyusunu aldığı alanlarla ilgilidir. Oksipital nevralji, travma sonucu oksipital sinirlerin tahriş olması veya zarar görmesi ve sinirlerin aşırı sıkı boyun kasları tarafından sıkışması sonucu oluşur.

OKSİPİTAL NEVRALJİ TEDAVİSİ İÇİN SİNİR BLOĞU KULLANILIR MI?

Oksipital nevralji tedavisi Oksipital sinir bloğu kullanılabilir. Bu uygulama ile sinirin hasarı sonucu oluşan ağrı ve hassasiyet azaltır. Oksipital nevralji için yapılan sinir bloğunda da az miktarda lokal anestezik ve steroid kullanılır. Oksipital sinir blokları dahil ağrı yönetimi seçenekleriniz hakkında bilgi edinebilirsiniz. Doğru doktor ve doğru tanı ile ağrısız bir hayata geri dönebilirsiniz.

MİGREN AĞRILARI VE KURU İĞNE TEDAVİSİ

Migren ağrısı hastalarında ilaç dışı tedavi seçeneği olarak kuru iğne tedavisi de kullanılabilir. Kuru tedavisi, migren atakları ve ağrısının şiddetini azaltır. Boyun, baş ve omuz kasları ağrıları ile migren atakları arasında güçlü bir bağlantı vardır. Boyun bölgesinden çıkan sinirlerin uyardığı bir kasta bulunan miyofasiyal tetik noktası migren ağrısını kötüleştirebilir. Kuru iğne tedavisi, kaslarda bulunan ağrıyı tetikleyen noktalara küçük filament iğnelerinin batırılması ile gerçekleştirilir. Bu iğneleme ile kaslarda, kimyasal, vasküler ve hücresel değişiklikler oluşur. Kuru iğne tedavisi ile etkilenen kaslar uzayarak normal boyutlarına döner. Ağrıyı ortadan kaldırmak ve kalıcı değişiklikler yapmak için birden fazla tedavi seansına ihtiyaç vardır.

MİGREN TEDAVİSİNDE BESLENME VE DÜZENLİ UYKUNUN ETKİSİ

Migren hastaları, migren atağını tetiklediğini tespit ettiği besinlerden kaçınmalıdır. Yine dengeli ve sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve öğün atlamama gibi önlemlerin atakları azaltıcı etkisi vardır. Yalnızca beslenmeye dikkat etmek bile ağrılarda azalma sağlayabilir. Migren ataklarını tetiklediği bilinen besinlerden uzak durmak, hastanın yaşam kalitesini yükseltmektedir. Ancak bu besinler her hasta için aynı değildir. Bu nedenle hastanın ağrılarını artıran besinleri belirleyerek ona göre önlem alması gerekir.