Randevu Al Online Laboratuvar İnsan Kaynakları E-Katalog İrmet Bebekleri Nöbetçi Eczaneler
  0 282 725 44 44
        
Obezite Cerrahisi



Obezite Cerrahisi
Untitled Document

Obezite Cerrahisi ile yeni bir hayata başlangıç yapın!

Obezite Cerrahisinin kalıcı kilo kaybı sağlamada en etkili yöntem olduğu artık tüm dünyada bilinmektedir ve bu birçok bilimsel makale ile desteklenmektedir. Bu ameliyatları düşünen hastalardan en sık aldığım sorulardan bir tanesi de; “Hangi yöntemin benim için uygun olduğuna nasıl karar vereceğim?” sorusudur.

Obezite Cerrahisi geçiren hastalar yüksek oranda beklenen kilo kaybına ulaşırlar. Ancak zamanla bir miktar yeniden kilo almaları söz konusu olabilir. Bu durum, kilo kaybı ameliyatlarından sonraki ilk bir yıl içerisinde gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yapmadıklarında oluşmaktadır. Görüyorsunuz ki hastalar takip edilmezse ve yaşam tarzı değişikliği üzerinde hemen çalışmaya başlamazlarsa, ne yazık ki bu kilo kaybını ve kilo korumayı etkileyebilir.

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

05309933312

 

 

 

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp Mide Nedir?

Bu  ameliyatta  midenin büyük kenarı dikey olarak kesilip çıkartılarak 150-200 ml  arasındaki  hacime sahip bir mide tüpü oluşturulur. Bu uygulamada 2 mekanizma ile kilo kaybı olmaktadır;

1- Kısıtlayıcı Etki: Mide hacminin küçültülmesi ile mekanik bir kısıtlanma ve mide hareketlerinin azaltılmasına bağlı kilo kaybı

2- Endokrin Etki: Çıkartılan mide bölümünden yüksek oranda salgılanan ve açlık hormonu olarak tanımlanan GHRELiN hormon seviyesinde düşme sağlanarak tokluk hissi oluşumu gerçekleşmektedir. Ghrelin midenin fundus denilen üst parçasındaki hücrelerce salgılanan bir peptid proteindir. Beyindeki iştah artırıcı bölgenin kuvvetli bir uyaranıdır. Tüp Mide ameliyatında Ghrelin üretilen midenin fundus bölgesi çıkartıldığından iştah da azalmış olur ve kilo kaybına katkıda bulunur.

Bu uygulama mide hacmini kısıtlayıcı bir işlem olduğu için bağırsaktaki besin emiliminde bir problemle karşılaşılmaz. Ancak bazı vitaminlerin emilimi için mide parietal hücrelerinden salgılanan aside ve intrensek faktöre ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla hastaların ameliyat sonrasında demir ve B12 vitamini takviyesi almaları gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüm ameliyatlar için geçerli olan kanama, organ yaralanması, solunum problemleri,  emboli gibi çok düşük oranlarda komplikasyonlar burada da geçerlidir. Tüp mide ameliyatına özel komplikasyon ise midenin kesilip dikilen kısmından (zımba hattı) gerçekleşebilen kaçaklardır ve bazen ikinci bir müdahale gerektirebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Kilo Kaybı Sonuçları?

Tüp mide uygulanan hastaların, 1-2 yıllık dönemde fazla kilolarının %55-75’ini kaybetmeleri mümkündür. Üç yılda kaybedilen fazla kiloların Gastrik Bypass ameliyatı sonrasında kaybedilen kilolara yakın olduğu gösteren çalışmalar mevcuttur.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Başarı Garanti midir? Tekrar Kilo Alınır mı?

Tüp Mide ameliyatından sonra mide tüpünün zamanla genişlemesi ve beslenme alışkanlıklarındaki değişim olması halinde yeniden kilo alımı görülebilir. Tüp mide ameliyatının esas etkisi kısıtlayıcı etkidir; yani gıda alımının azaltılması temeldir. Ancak sıvı ve yüksek kalorili gıdalarla beslenme durumunda etkisi azalabilir. Normalde fazla kilonun %55-75’nin ilk 1-2 yılda kaybedilmesi mümkündür. Ancak ikinci yıldan sonra beslenme alışkanlıklarının oturtulamaması durumunda belli oranda (%10-20) tekrar kilo alımı görülebilir.

BariatrikLab Tüp Mide Ameliyatı Prosedürü

Tüp Mide Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzm. larımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

0530 993 33 12

 

 

Gastrik Bypass Ameliyatı

Bu ameliyatta ilk olarak mide hacmi küçültülmekte ve böylece hastanın alabileceği yiyecek miktarı azalmaktadır. İkinci olarak, ince bağırsakta katedilen yol kısaldığı için besinlerin emilimi azalmaktadır. Gastrik bypass ameliyatı mide hacminin küçültülmesinin yanı sıra gıdaların emilimini de etkileyerek, vücuda faydalı olmadan atılmasını sağlamaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Tipleri Nelerdir?

Dünyada sıklıkla 2 tip Gastrik Bypass ameliyatı teknik olarak uygulanmaktadır.

  1. Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB)
  2. Mini Gastrik Bypass (MGB)

Gastrik Bypass sonrası ortalama 18-24 ay içinde hastalar fazla kilolarının %65-80’nini kaybetmektedir. Diğer taraftan ameliyat sonrası yeni beslenme alışkanlığına daha kolay uyum dönemi geçirilmektedir.

Roux en Y Gastrik Bypass (RYGB) Ameliyatı Nedir?

RYGB ameliyatı 2 şekilde etki göstermektedir:

  1. Mide hacmi küçültülerek gıda alımı azaltılmaktadır (mide hacmi yaklaşık 25-30 ml büyüklüğündedir).
  2. Midenin büyük bölümü, 12 parmak bağırsağı ve ince bağırsağın bağlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından, yenilen gıdaların emilimi engellenmektedir.

Normalde, besinler yemek boru-sundan doğrudan mideye gelir ve oradan ilerleyerek 12 parmak bağırsağına geçer. Daha sonra ince bağırsakta ilerleyerek kalın bağırsağa geçer ve oradan da dışarı atılım gerçekleşir. RYGB uygulamasında mide, işaretli yerden stapler denilen özel aletlerle kesilip dikilerek yaklaşık 25-30 ml hacimli yeni mide poşu oluşturulur.

Mini Gastrik Bypass (MGB) Ameliyatı Nedir?

Mini Gastrik Bypass ile kilo verme mekanizması tıpkı RYGB’deki gibidir. Ancak burada ameliyatın yapılışı açısından bazı teknik farklılıklar bulunmaktadır. MGB’nin en önemli avantajı, teknik olarak daha kolay uygulanabilir ve ameliyat süresinin daha kısa olması şeklinde yorumlanmaktadır.

BariatrikLab Gastrik Bypass Ameliyatı Prosedürü

Gastrik Bypass Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzmanlarımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

0530 993 33 12

 

 

Revizyon Obezite Ameliyatı Nedir?

Revizyon Cerrahisi obezite cerrahisinin en fazla deneyim gerektiren alanıdır. Bugün için tüm dünyadaki obezite ameliyatlarının yaklaşık %10-15’ini oluşturmaktadır.
Revizyon Cerrahisi denildiğinde iki temel kavramın bilinmesi gerekmektedir;
1- Revizyon Obezite Cerrahisi
Yeterli kilo kaybıyla sonuçlanmayan ya da kilo alımı ile sonuçlanan cerrahiler sonrası gerçekleştirilen obezite cerrahisi;

Kilo kaybının %50 EWL’nin (fazla kilo kaybı yüzdesi) altında olması

Son kaybettiği kilonun %15’inden fazlasını geri alması

Yandaş hastalıkların düzelmemesi veya tekrar ortaya çıkması

2- Re-Operatif Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisinin komplikasyonları için yapılan cerrahi

Hangi Hastalar Revizyonel Cerrahisi İçin Uygun Değildir
Revizyon cerrahisi için başvuran bazı hastalar aşağıdaki durumları içeriyorsa ameliyat için geri çevrilerek uygun şartların sağlanması beklenmelidir;

Uyuşturucu madde kullananlar

Reflü şikayeti olup medikal tedavi görmemiş olanlar

Maladaptif (yemek yeme bozukluğu) yemesi olanlar

Vitamin ve nutrisyonel destek almak istemeyen hastalar

Yukarıdaki tüm durumlar titizlikle değerlendirilmeli ve mutlaka deneyimli bir Obezite Cerrahı, bariatrik beslenme uzmanı, bariatrik psikiyatrist/psikolog ekibinin bulunduğu bir yapı içinde değerlendirme yapılarak revizyon cerrahisi için son karar verilmeldir.

Başarısız Hastayı Değerlendirme
Hasta mı operasyonu başarısız kıldı yoksa operasyon mu hastayı başarısız kıldı? yoksa program mı hastayı başarısız kıldı? Tüm bu soruların cevapları titizlikle değerlendirildikten sonra revizyon cerrahisi kararı verilmelidir. Bunlar;

Cerrah, psikiatrist/psikolog ve diyetisyen tarafından hastadan detaylı bir anamnez almak. Stres faktörlerinin ve medikal tedavilerin üzerinden geçmek. Yakın takip. Destekleyici gruplar. Üst GiS endoskopisi. Üst GİS pasaj grafileri. Ameliyat notlarının üzerinden geçmek.

BariatrikLab Revizyon Ameliyatı Prosedürü

Revizyon Ameliyatı kararı verilmiş tüm hastalarımızda detaylı bir ön inceleme (kan tetkikleri, endoskopi, solonum fonksiyon testi, anestezi vd) sonrasında Bariatrik Beslenme Uzm. larımız tarafından görülerek ameliyat öncesi eğitime alınırlar. Ameliyat sonrasında beslenme ve cerrahi takipleri düzenli olarak kendilerine bildirilerek yakın bir izlemde olmaları sağlanır. Ayrıca tüm hastalarımıza psikolojik destek ihtiyaç halinde merkezimizce sağlanır. İlk yıl 1,3,6,9 ve 12. aylarda, ikinci yıl 18,24. aylarda kontrol sağanırken, üçüncü yıldan sonra yıllık takipler ile tüm hastalarımıza desteğimiz devam etmektedir.

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

0530 993 33 12

 

 

 

Mide Balonu Uygulaması Nedir?

Mide balonu son yıllarda gittikçe popülerlik kazanan bir uygulamadır. Bu yöntemin en önemli avantajı, genel anestezi gerektirmeden endoskopik olarak gerçekleştirilebilmesidir. Mide balonunun iç hacmi, 400-700 cc sıvı veya hava ile şişirilmeye dayanıklıdır. Böylece mide hacmi küçüldüğünden, fazla gıda alımı engellenmektedir.

Uygulamanın tahmini süresi 10-20 dakikadır!

Hastanın hastanede kalmasına gerek yoktur; işlem sonrasında 3-4 saatlik gözetim ve damar içi serum uygulaması sonrası hasta taburcu edilebilir.

Uygulama sonrası özellikle ilk 48 saatte bulantı, kusma ve kramp tarzı ağrılar gözlenebilir. Bu tür rahatsızlıkların giderilmesi için medikal tedavi uygulaması yapılır. Bu şikayetler geçicidir ve yaklaşık 1 hafta sonra hasta oldukça rahatlamış olacaktır.

Mide Balonu uygulaması cerrahi olmayan bir tedavidir!

Özellikle cerrahi tedaviyi düşünmeyen ancak diyet ve egzersizle yeterli kilo kaybedemeyen hastalar için uygun bir seçenektir. Bu uygulama süre açısından sınırlıdır. Mide balonunun midede kalış süresi maksimum 180 gündür (6 ay). Bu süreden sonra balonun çıkartılması gerekmektedir. Çıkartılma işlemi de endoskopik olarak gerçekleşmekte (10-20 dk) ve hasta 2 saat sonra normal aktivasyonuna dönebilmektedir.

Bu süre içinde hastalar fazla kilolarının %30-45’ini kaybedebilirler. Kilo kaybetmedeki başarı, hastanın uyumuyla yakından ilişkilidir. Uygulama sonrası hastalarda kalori kısıtlaması önerilmektedir (1000-1200 kcal/gün). Uygulamaya bağlı olarak fazla gıda alımı gerçekleşemeyeceğinden, bu kısıtlama çok rahat yapılmaktadır.

Eğer Mide Balonunun 180 günden fazla kalması isteniyorsa mutlaka değiştirilerek, yenisi mide içerisine yerleştirilmelidir. Bu uygulamayı düşünenlerin 6 aylık süre içinde yemek yeme alışkanlıklarını değiştirmeyi hedeflemeleri gerekmektedir.

Mide balonu uygulamasına bağlı komplikasyon çok nadirdir. Literatürde bazı hastalarda balon reddi ve çok nadir balonda delinme bildirilmiştir. Böyle bir durumda balonun endoskopik olarak çıkartılması gerekmektedir.

BariatrikLab Mide Balonu Prosedürü

Mide Balonu uygulaması kararı vermiş olduğumuz hastalarda uygulama öncesi mutlaka BariatrikLab Beslenme Uzm. larımız ile görüşme sağlanmaktadır. Uygulama sonrasında ise belli aralıklarla hastamıza özgü beslenme ve egzersiz planı yapılarak balon çıkartılıncaya kadar olan 6 aylık süre içerisinde hastamız takip edilerek maksimum kilo kaybı sağlanması hedeflenmektedir.

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

0530 993 33 12

 

 

 

Diyabet Cerrahisi

Son dönemlerde gerek basılı, gerek görsel medyada kendine yer bulan Şeker Hastalığı Ameliyatı‘nın tıbbi uygulamalar dahilinde karşılığı bulunmamaktadır. Halkımızın daha kolay anlaması ve bazı kişisel kaygılar nedeniyle ortaya çıkan Şeker Hastalığı Ameliyatı, tıp dünyasında Metabolik Cerrahi uygulamaları kapsamında ele alınmaktadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı ortaya çıkışı DS (Duodenal Switch) ve BPD (Biliopankreatik Diversiyon) gibi ince barsakların çok önemli bir bölümünün yiyecek girişine kapatılarak devre dışı bırakıldığı obezite ameliyatlarından köken alır.

Metabolik Cerrahi’nin obezite ameliyatlarından en önemli farkı ince barsakların bypass işlemi ile devre dışı bırakılmaması, bir yer değiştirme (transpozisyon/interpozisyon) işlemi ile hormonal değişimlerden faydalanma prensipleri üzerine kurulmuş işleyiş mekanizmasıdır. Bir diğer fark ise Metabolik Cerrahi uygulamalarının ciddi kilo problemi olmayan tip 2 diyabet hastalarında da kilo kaybından bağımsız olarak bu hormonal düzeni değiştirebilme ve bu sayede kan şekeri kontrolü üzerine olan olumlu etkileridir. Bu maksatla klinik pratikte uygulanmakta olan 2 temel metabolik cerrahi uygulaması vardır. Bunlardan ilki İleal Transpozisyon (IT), ikincisi ise Transit Bipartisyon (TB) ameliyatıdır.

IT işlemi daha düşük Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlerine sahip tip 2 diyabet hastalarında dahi güvenli olduğu ve efektif neticeleri olduğu gösterilmiş bir operasyon tekniğidir.

Her iki ameliyatta da kombine işlemler uygulanır. Bunlardan ilki bir mide tüpleştirme / tüp mide uygulamasıdır. Bu işlemin 3 temel nedeni vardır:

1) Midenin çıkarılan kısmından salgılanan Ghrelin ismi verilen iştah artırıcı madde miktarının azaltılması (Ghrelin bir hormon değildir. Büyüme Hormonunun reseptör düzeyinde etkinliğini sağlayan ara moleküldür).

2) Mide boşalma hızının artırılarak yiyeceklerin ince barsaklara daha hızlı bir şekilde geçmesinin sağlanması ve ince barsak kaynaklı hormonların aktifleşerek tokluk hissinin daha erken dönemde ortaya çıkması.

3) Şayet mide küçültmesi yapılmadan sadece ince barsaklarda yer değiştirme işlemi yapılırsa ortaya çıkması muhtemel mide genişlemesinden kaçınılması.

Sonuçta nihai etki midenin tüpleştirilmesi ve bu sayede kalori alımının azaltılması, yemeklerin sindirimin erken fazında ince barsağın son kısmı ile temas etmesi sonucu olumlu hormon düzeylerinde artış ve oniki parmak barsağının devre dışı bırakılması ile elde edilen olumsuz hormonların etkinliğinin azalmasının kombinasyonudur. Olumlu hormonlardaki artış sadece insülin etkinliğini artırmaz, iştah kesici ve düzenleyici hormonların artması nedeniyle erken tokluk hissinin ortaya çıkmasına ve yemek tercihlerinin de değişmesine neden olur.

TB ameliyatında oniki parmak barsağı devre dışı bırakılmaksızın yiyeceklerin bu kısma geçişi kısıtlanarak hem emilim bozuklukları azaltılır hem de IT gibi komplike bir işleme gerek kalmaz. Ne var ki, TB ameliyatının etkinliği sadece obez tip 2 diyabet hastalarında gösterilmiştir. Ciddi kilo problemi olmayan hastalarda henüz bu etkinlik gösterilmemiştir. TB işleminin en önemli avantajı tüm ince barsak bölümlerinden yiyecek girişinin devam etmesi ve oniki parmak barsağının devre dışı bırakılmamış olması nedeniyle olası safra kanalı müdahalelerinin kesintiye uğramaksızın devam edebiliyor olmasıdır.

 

 

Detaylı Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz.

0530 993 33 12

 

 

 


Obezite Cerrahisi
MEME KANSERİNDE ERKEN TANI VE TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR
Tüberküloz (Verem Hastalığı) Nedir ? Belirtileri, Tanısı ve Tedavileri Nelerdir?
TÜKÜRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ VE TEDAVİSİ
BURUN ESTETİĞİ HAKKINDA MERAK EDİLENLER VE TEDAVİ SÜRECİ
Saç Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ve Ameliyatları
Hipotiroidi Nedir Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi
Rinoplasti (Burun Estetiği) Ameliyatı
Ramazanda Sağlıklı Beslenme Önerileri
Sinüs Cerrahisi
Rahat Bir Gebelik Dönemi İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Parkinson Hastalığında Erken Teşhis Önemi
Bahar Alerjisi Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Beyin Tümörleri ve Tedavi Yöntemleri
Horlama ve Uyku Apnesinde Cerrahi Tedavi
Omuz Artroskopisi – Kapalı Omuz Ameliyatı
Gebelik Döneminde Uyku
EEG ve EMG Nedir? Hangi Durumlarda Kimlere Uygulanır?
SOĞUK HAVALARDA KALBİNİZE DİKKAT EDİN
AKILLI MERCEKLERLE UZAK VE YAKIN GÖZLÜKLERİNİZDEN KURTULABİLİRSİNİZ
LOKAL ANESTEZİ ALTINDA UYANIK AMELİYAT
Çocuklarda Kalça Çıkığı
Rüzgar ve Soğuk Hava Kalbi Etkiliyor
Okul Öncesi ve Okul Çağı Çocuklarda Göz Sağlığı
Meyve ve sebzelerin besin değerleri ve faydaları
OKULA UYUM SÜRECİ
A’dan Z’ye Şarbon…
Okul Öncesi Çocuğunuzun Sağlık Kontrollerini Yaptırın
Uzun yolculuklarda dikkat edilmesi gerekenler
ZAYIFLARKEN NE KAYBETTİĞİNİZİ BİLİN
Diyabetik Ayak ve Damar Tıkanıklıklarında Ozon Tedavisi
Prematüre Bebek Bakımı Nasıl Olmalı?
Sınav Kaygısı
BAYRAMDA BESLENMENİZE DİKKAT EDİN
Çocuklarınıza Karne Korkusu Yaşatmayın !
Tatile Çıkmadan Önce Yaptırmanız Gereken 7 Sağlık Kontrolü
Cildiniz Yaza Hazır Mı ?
Ramazan Ayı ve Su Tüketimi
Yenidoğan Tetanozu ve Önemi
Miyom nedir?
Osteoporoza Karşı Düzenli Kemik Taraması Yaptırın
Taş Hastalıkları Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Vajinismus
Çocuklarda El Ayak Ağız Hastalığı
Küçük önlemlerle sağlıklı bir kurban bayramı geçirin!
Neden sivilcelenmeler ergenlikle birlikte gelir? Nasıl oluşur?
Sigarayı yakmadan bir kez daha düşünün!
Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?
Rahim Ağzı Kanserinden Korunma ve Tarama Yöntemleri
EPİLEPSİ HASTALIĞI VE TEDAVİSİ
KIŞ DEPRESYONU
Kök Hücreler ile hangi hastalıklar tedavi edilebilir?
MIDCAB
Doğum sonrası depresyon nasıl engellenir?
Konuşulmayan Hastalık “Hemoroid” ve Korunma Yöntemleri
Okul Çağı Beslenmesi
Beklenmeyen bir karne karşısında tepkiniz ne olmalı?
MS Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Bahar Alerjisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Her unutkanlık alzheimer mı?
ÇOCUKLARDA ATEŞ
YAZ AYLARINDA SAĞLIKLI BESLENME
Ozon Tedavisi Nedir?
SAÇ, SAÇ DÖKÜLMESİ, SAÇ BAKIMI
MEVSİM DEĞİŞİKLİĞİ HASTALIKLARINDAN KORUNMA YOLLARI
EPİLEPSİ NEDİR ?
Yenidoğan Yoğun Bakımda Hangi Bebekler Yatar ? Tedavi Amacı Nedir ?
Bilinçsiz Yapılan Diyet Kemik Erimesini Tetikliyor
BİLGİSAYAR VE KLİMA GÖZ KURULUĞU YAPIYOR
Baş Ağrıları
Anemi (Kansızlık) Nedir ?
Cildimizi Soğuktan Nasıl Koruyacağız?
Akne (Sivilce Tedavisi)